Film Festivaline Başladık: Milk ve İt İti Isırır
6 Apr
Bu gidişle en ilgiyle takip ettiğim film festivali olacak. Şimdiden iki günde iki film yaptım üçüncü günde de filmim var
üşenmezsem gidicem. Peki nelere gittim. İlk olarak Ergin‘in söylediği İt İti Isırır‘a gittik festival açılışını yaptık. Bir şey bilmiyordum film hakkında sadece isminden dolayı vur kır bişiler olacaktı. Film bir işkence sahnesiyle başlıyor ve parayı almaya çalıştıkları adamı yanlışlıkla öldürüyorlar. Evi aramaya başlayan üç adamdan Peñaranda parayı buluyor ve diğerlerinden gizlice alıyor. O parayla kaçıp kendine yepyeni bir hayat kurmayı planlıyor. Ancak paranın miktarı büyük olunca büyük patron dahil herkes paranın peşine düşüyor. Kolombiya mafyasının bu iç hesaplaşması içine ek hikayeler alarak zenginleşerek karşımıza geliyor. Sonuçta it iti ısırıyor ama biraz boku çıkıyor. Keşke iş adelanın sapığı ile sonlansaydı. Sonu dışında bir çok yerinde beni içine almayı başaran İt İti Isırır süper olmasa bile izlemeye değer.
Ktunnelciler için link | Kurtulayım Youtube sorunsalından diyelen için
Tabiki sıradaki film Milk. Bu filmi izlemek için tonlarca neden bulabiliyorum kendime. Sean Penn, Gus Van Sant, eşcinsel hakları… Eşcinselliğini gizlice yaşayan Harvey Milk‘in uyanışı ve sonrasında onu belediye meclis üyeliğine ulaştıran yolu konu alan film festivalin en iyilerinden biri olduğu kesin. Sean Penn‘in James Franco ile tanışıp çıkmaya başladığı sahne ve tüm geylerin fiziklerinin muntazam olması dışında film gerçeklikten çok kopmamış ve bir çok noktada mucize bekleyen izleyiciye hayır hayatta bunlar da vardır diyor.
Sera‘nın aksine bence filmde bir iki yan roldeki kişi hariç genelde oyunculuklar olduça başarılı ve filmin içine çekebiliyor. Ayrıca Gus Van Sant mühtiş bir yönetim göstermiş. Önceki daraldığım çocuk problemlerinden sonra bu film onun yönetmenliğini rahatlıkla tatmama neden oldu.
Ktunnelciler için link | Kurtulayım Youtube sorunsalından diyelen için
Milk ayrıca bizi eşcinseller hakkında bir kere daha düşünmeye itiyor. Ülkemizde hala ezilen, zor durumda bırakılan hatta öldürülen eşcinselleri görmezden gelmemeli ve elimizden geldiğince destek olmalıyız. Devlet bile onları kabul etmezken her girişim çok önemli bir hale geliyor.
Festival havasını bir Atlas bir de Emek‘te solumaya çalıştım burnuma hiç koku gelmedi. Festival sadece film gösterimi havasında geçiyor. Benim IAF için bunu beceremediğimize o kadar da üzülmemem gerekiyor gibi hatta yapacağımız en ufak şey bile ortamı güzelleştirmeye yarayacak gibi duruyor.



