Tag Archives: emek sineması

Emek Sineması Bizim İstanbul Bizim

19 Apr

Emek Sineması’nın bulunduğu Sarkisyan Binası’nın yıkılarak alışveriş merkezine çevrilme projesi artık son nokta oldu ve İstanbul halkı buna isyan etti. Hem tarihimizin hem de neredeyse Türkiye’nin en güzel sinemasının yıkılmasına sessiz kalamadık. Bir dizi eğlenmin son ayağı İstiklal Caddesi’ndeki yürüyüştü ve uzun zamandır gördüğün en geniş katılıma sahipti. Umarım çabalar boşa gitmez devlet’in azıcık olan vicdanı öne çıkar.

Film Festivaline Başladık: Milk ve İt İti Isırır

6 Apr

Orjinal Harvey Milk

Orjinal Harvey Milk

Bu gidişle en ilgiyle takip ettiğim film festivali olacak. Şimdiden iki günde iki film yaptım üçüncü günde de filmim var :) üşenmezsem gidicem. Peki nelere gittim. İlk olarak Ergin‘in söylediği İt İti Isırır‘a gittik festival açılışını yaptık. Bir şey bilmiyordum film hakkında sadece isminden dolayı vur kır bişiler olacaktı. Film bir işkence sahnesiyle başlıyor ve parayı almaya çalıştıkları adamı yanlışlıkla öldürüyorlar. Evi aramaya başlayan üç adamdan Peñaranda parayı buluyor ve diğerlerinden gizlice alıyor. O parayla kaçıp kendine yepyeni bir hayat kurmayı planlıyor. Ancak paranın miktarı büyük olunca büyük patron dahil herkes paranın peşine düşüyor. Kolombiya mafyasının bu iç hesaplaşması içine ek hikayeler alarak zenginleşerek karşımıza geliyor. Sonuçta it iti ısırıyor ama biraz boku çıkıyor. Keşke iş adelanın sapığı ile sonlansaydı. Sonu dışında bir çok yerinde beni içine almayı başaran İt İti Isırır süper olmasa bile izlemeye değer.

Ktunnelciler için linkKurtulayım Youtube sorunsalından diyelen için

Tabiki sıradaki film Milk. Bu filmi izlemek için tonlarca neden bulabiliyorum kendime. Sean Penn, Gus Van Sant, eşcinsel haklarıEşcinselliğini gizlice yaşayan Harvey Milk‘in uyanışı ve sonrasında onu belediye meclis üyeliğine ulaştıran yolu konu alan film festivalin en iyilerinden biri olduğu kesin. Sean Penn‘in James Franco ile tanışıp çıkmaya başladığı sahne ve tüm geylerin fiziklerinin muntazam olması dışında film gerçeklikten çok kopmamış ve bir çok noktada mucize bekleyen izleyiciye hayır hayatta bunlar da vardır diyor.

Sera‘nın aksine bence filmde bir iki yan roldeki kişi hariç genelde oyunculuklar olduça başarılı ve filmin içine çekebiliyor. Ayrıca Gus Van Sant mühtiş bir yönetim göstermiş. Önceki daraldığım çocuk problemlerinden sonra bu film onun yönetmenliğini rahatlıkla tatmama neden oldu.

Ktunnelciler için linkKurtulayım Youtube sorunsalından diyelen için

Milk ayrıca bizi eşcinseller hakkında bir kere daha düşünmeye itiyor. Ülkemizde hala ezilen, zor durumda bırakılan hatta öldürülen eşcinselleri görmezden gelmemeli ve elimizden geldiğince destek olmalıyız. Devlet bile onları kabul etmezken her girişim çok önemli bir hale geliyor.

Festival havasını bir Atlas bir de Emek‘te solumaya çalıştım burnuma hiç koku gelmedi. Festival sadece film gösterimi havasında geçiyor. Benim IAF için bunu beceremediğimize o kadar da üzülmemem gerekiyor gibi hatta yapacağımız en ufak şey bile ortamı güzelleştirmeye yarayacak gibi duruyor.

!fistanbul Bitti

25 Feb

The Man Who Loved Yngve

The Man Who Loved Yngve

!fistanbul çift senelerde iyidir diye bir söylenti var. 8. senesinde de geleneğini bozmadı ve geçen senenin vasatlığından sonra gayet iyiydi. Özellikle Oscar, Golden Globe gibi ödüllere aday olmuş filmleri izleyici ile buluşturdular. Bütün bunların yanında diğer filmlerin daha çok belgesel havasında olması aslında !fistanbul’un esas heyecanını biraz kaçırdı.  Çünkü önceki senelerde muhteşem bağımsızlar izleme şansı buluyorduk. Ancak bu sene izlediğim filmler ya büyük prodüksiyon ya da çok başarılı olmayan bağımsızlardı. Belki üretim yoktur !f’e suç bulmayalım. Ayrıca bilinçsiz bir şekilde bilet alıp filmlere gitmeme !f’de de oluşmuş bu festival izleyicisi için kötü yönetimi için gayet güzel bir şey. Filmler hakkında pek bişi bilmeden tonlarca bilet alan tipler kaynıyor ortalık.

Fırsat bulup Nick and Norah’s Infinite Playlist, Tokyo!, Wendy & LucySita Sings The Blues ve Slumdog Millionaire. Kısaca değinmek gerekirse Nick and Norah’s Infinite Playlist fena olmayan bir gençlik filmiydi. İdare etti geçti gitti unuttuk bile. Üstelik iddaa ettiği gibi çok da müzik yok filmin içinde. Tokyo! gayet başarılıydı tabiki filmin üç yönetmeninden birisinin Michel Gondry olması bunda olduça etkiliydi. Wendy & Lucy bazı yerlerde önemli filmler arasında gösterilmiş ve ilgimi çekmişti. Ancak çok felaketmiş. Filmin başka bir havası olduğu kesindi ve bunun gibi filmler ile karşılaştırmaya çalıştım ancak yine de olmadı. Evinden ayrılan Wendy’nin beş parasız kalması. Sonrasında köpeği Lucy’nin kaybolması ve onu bulmaya çalışmasından oluşuyor. Aslında bir çok konuyu içinde barındıran bu filme malesef bana bir şeyler anlatamadı. Sırada gönül acım Sita Sings The Blues. Nina Paley beklediğimden çok çok daha iyi bir film yapmış zaten bir çok ödülü boşuna almadı. Ancak sesin çok kısık olması bazı anlarda filmden kopmama neden oldu.

Son olarak Oscar’ı da alan Slumdog Millionaire. Bu güne kadar Oscar alan filmleri çok sevmedim ancak bunun için aynı şeyi söyleyemeceğim. Yönetmenlik, senaryo ve oyunculuk hepsi müthiş. Aha burasında da böle olacak dediğim bir çok yerde beni şaşırtıp çok başka bir noktaya çektiler konuyu. Bunların haricinde müzikleriylede gönlümde tah kurması çok zor olmadı.

Festivalde izleyemediğim ve adını duyup ilgimi çeken bir kaç film var. Bunların başında The Man Who Loved Yngve var. Ayrıca Beautiful Losers, Universalove, The Good, The Bad, The Weird, Synecdoche, New York, Better Things‘i de merak ediyorum ve izleme listeme ekliyorum. Tabiki Keş!f ödülünü alan Parking‘i unutmamak gerekir.

Yazımın son bölümünde de festivalden bahsedeyim. Öncelikli olarak Fitaş büyük salonlarını kapattığı için küçük bir salonda gösterim yapıldı. Büyük salon gidince İstanbul’un en görkemli salonu Emek Sineması esas mekanı oldu festivalin. Ne yazıktırki Emek Sineması’nın muadili hiç sinemanın olmaması. Ancak festivalin ciddi anlamda festival havası yoktu. Sadece film gösterimlerinden ibaretti çekme kaset‘in de dediği gibi film günleri gibiydi. Umarım biz bu handikapı aşar ve farklı bir deneyim sunarız.