Archive | Diğer RSS feed for this section

Sansüre Karşı Yürüyüş

18 Jul

Cem Dinlenmiş’in eline sağlık nefis bir karikatür ile dünkü yürüyüşü özetlemiş. Bu yürüyüşler ve eylemler umarım en kısa zamanda sonuç verir ve sansürsüz bir interenete kavuşabiliriz. Hükümetin bu gerici tavrı hem onlara hem bize zarar.

Anarşistler Olmadan 1 Mayıs

3 May

Bu sene 1 Mayıs İşçi Bayramı coşkuyla ve olaysız sonlandı. Ancak en büyük eksik anarşistlerdi. Acaba onların en büyük eğlencesi Taksim’e ulaşma çabaları ellerinden alındığı için mi küstüler? Yoksa onların çoğunu devletin kendisi bu gibi olayları tasvip etmiyoruz ve olay olmasın diye Taksim’i yasaklıyoruz diyebilmek için mi yaratı? Açıkçası soruyu tam cevaplayamasam da korku devleti stratejisi uygulayan bir devletten beklenecek hareketler. İsmet Berkan yazmış güzel de yazmış.

Bunun dışında Tekel işçilerinin probleminin hala devam etmesi ve sendikalar sahne alınca herkes dağılması aklımda kalan iki nokta.

19 Ocak’ta Ne Olmuştu

19 Jan

Hrant Dink’in ölüdürülmesinin üçüncü yılına girerken adalet hala yerini bulamadı. Umarım en kısa zamanda çözülür ve suçlula potansiyel suçluların önü kesilir.

Geçen sene hazırlanmış bir belgeseli izlemek için tıklayın.

İdil Biret Konserine Çirkin Saldırı

12 Jul

Yobazlıkta sınır tanımayanlar şimdide içeride içki içiliyor diye Topkapı Sarayı‘nın bahçesinde gerçekleşen İdil Biret konserine saldırdı. Bu çirkinliği yapanları ve bunu destekleyenleri kınıyorum.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24982873/

İran!

11 Jul

Persopolis 2.0

Persopolis 2.0

İran’da 13 Haziran’da yapılan seçimlerden sonra halkı hakkını aramak için sokaklara döküldü. İlk başta seslerini bir çok yerden duyurabilen İran halkının şimdi sesi çıkamamaya başladı. Nedense cep telefonu şebekeleri olayların başlamasından 3-4 hafta sonra kapatıldı. Şu an İran’da tanıdığı olanların öğrendiği bilgileri paylaşmasıyla kısıtlı bilgi alabiliyoruz. Türkçe olarak ben sadece ekşisözlük‘ten ulaşabiliyorum o da iki günde bir eklenen yazılarla.

Son yazılanlara göre İran polisi ilk başlara oranla şiddeti oldukça azaltmış olmasına rağmen sürekli birilerinin ölmesi binlerce kişinin gözaltına alınması canımı sıkıyor. Hergün aklıma geliyor nasıl bir ortamda olduklarını düşünüyorum. Bu acı bitmeden Çinliler ve Uygurların birbirine girmesi daha doğrusu birbirlerine karşı kışkırtılması ve yıllardır beraber yaşayan iki toplumun birbirini kırmasına neden oluyor. Hükümetimizin sadece Uygunlara destek vermesi İran halkı için ağızlarını açmaması da ayrı bir konu. Bütün bunların yanında bugün Avrupa’nın ikinci büyük katliamı olan Srebreniça katliamının 14. yıl dönümü.

Canım sıkılıyor bunlara, başka bir şey yapamıyorum ona daha çok sıkılıyor.

Yay! Hareketi’yle Yeniden SansüreSansür!

11 May

Yay! Hareketi, adı üstünde, yaymaktan geliyor. Sanal ortamda, gerçek hayatta, elimizden geldiğince tepkimizi yaymak anlamını içeriyor.

Bu doğrultuda, elimizde çeşitli malzemelerimiz ve yönetmen arkadaşımız İlkay Kopan’ın çektiği videolarımız var.

11 Mayıs itibariyle, videolarımızı, manifestomuzla beraber bloglarımızda yayınlayarak, ortak bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Aynı gün, aynı mesajla ortaya atılarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz.

Öte yandan, videolar ve banner’lar sanalda yayılırken, gerçek hayatta da boş durmuyoruz tabii ki. Tepkimizi internetten çıkarıp, dışarıda da göstermek için poster ve sticker gibi malzemelerimizden faydalanacağız. Amaç belli: Sansür, her yerde karşınıza çıkabilir. Malzemeler de bu doğrultuda hazırlandı, boşlukları malzemeyi kullandığınız yere göre yazabilirsiniz.

Örneğin, posteri bir restorana astınız, boşluğu “Bu restorana erişim engellenmiştir” şeklinde doldurabilirsiniz.

Bu fikirden hareketle aklınıza yeni bir malzeme fikri gelirse, atış serbest. Neler mi olabilir? Tribünlerde “bu tribüne erişim engellenmiştir” pankartı açmak olabilir, yine mecrasına uygun mesajlarla amerikan servis, tişört, bardak altlığı, föy, stensil gibi daha pek çok şey olabilir, bundan sonrası hepimizin hayal gücüne kalıyor aslında.

Sizden tek isteğimiz, bu malzemeleri kullandığınızda ya da gerçek hayatta karşınıza çıktığında, hemen bir fotoğrafını çekip, nerede olduğu bilgisiyle birlikte bize göndermeniz. Hareketin ne kadar yayıldığını görmek ve fotoğraflarla sitemizde sergilemek istiyoruz.

Kısıtlı sayıda malzeme elimizden bulunuyor. Bir süre için bize yazarak malzeme temin edebilirsiniz ya da doğrudan bu sayfadan indirip, kendiniz basabilirsiniz.

Faili Meçhul Kıyak :D

11 Mar

Faili Meçhul Kıyak

Faili Meçhul Kıyak

Tunç Kılınç internetten tanığım kadarıyla eğlenceli kafasını güzelliğe yoran biri. Ara ara yazılarını okuyup mutlu oluyorum. Tunç‘un son güzelliği ise FMK yani Faili Meçhul Kıyak. Faili meçhul kıyak birine bir iyilik yapmak üzerine kurulu ve adından anlaşıldığı üzere anonim olmalı. Aslında bunu çeşitli örneklerle açıklamak en kolayı herhalde.

* Köprü gişesinde arkadaki arabanın parasını vermek ve hızla uzaklaşmak. Gişe görevlisinden kartı arkadaki arabanın şöförüne vermesini rica ediyoruz.
* Yaz sıcağında kalabalık bir belediye otobüsünün içinde buz gibi bir kasa kolayı unutmak (kartlar kolalara iliştirilmiş.)
* Uzun yıllar bakımsız kalan bir mezarı temizlemek ve çiçek dikmek. Kartı mezara bırakıyoruz. Oradan geçen birilerinin belki dikkatini çeker.
* Karta ataçlanmış 10 TL’lik bir banknotu yolda düşürmek.
* Birinin posta kutusuna gelen elektrik veya su faturasını alıp, ödemek. Sonrasında faturayı makbuz ve kartla beraber posta kutusuna geri koymak.
* Haftalardır pis kalmış bir arabayı gece yıkamak ve sonrasında kartı sileceğe iliştirmek. (Bu madde sağlık açısından tehlikeliymiş. Bu yazıyı okuyup görebilirsiniz.)
* Vapur iskelesinde veya metroda turnikelerden birinin üstüne karta ataçlanmış bir jeton bırakmak.
* Sipariş verdiğimiz (bir alana ikincisi bedava) pizzayı komşumuzun zilini çalarak kapısına bırakıp kaçmak (kart pizza kutusunun içinde.)
* Apartmanda kapı önlerine konan çöp torbalarını kapıcıdan önce toplamak ve kartı kapıcının oturduğu evin kapısının altından içeri atmak.
* Görme engelli bir kişiye, yolda ona etrafındakileri anlatarak yardımcı olmak. [Bunu Amelie filminde gördüm!] Kartı o kişinin cebine atıyoruz. Belki bir yakını bulup okur sonradan ona.
* Desteğe muhtaç (lösemili çocuklar gibi) bir derneğin kapısına sabaha karşı içi oyuncak dolu bir sandık bırakmak (kart sandığın içinde.)
* Otomat, ankösörlü telefon veya atari salonlarındaki oyunlara karta ataçlanmış bir jeton bırakmak.
* Bakımsız bir bahçeyi tertemiz yapıp ortasına iki çiçek dikmek ve kartı sonradan çiçeğe bağlamak.

Gibi bir çok farklı aktiviteyi gerçekleştirebiliriz. Ayrıca çeşitli deneyimleri okumak isterseniz FMK’nın ilk on günü yazısını okuyabilirsiniz. FMK’ya katılmak ise çok kolay Word, Pdf, Jpeg dosyalarından birini indirip çıktısını almanız ve plan yapmanız yeterli.

Gazanfer Özcan’ı Özleyeceğiz

18 Feb

Gazanfer Özcan

Gazanfer Özcan

Yıllar önce kendisini Hüsnü Kuruntu olarak tanıdığım Gazanfer Özcan bugün aramızdan ayrıldı. Kendisi hakkında iyi kötü bir çok şey söylemişimdir. Ancak şu an kalbimde bir eziklik bıraktığı kesindir. Malesef bir tiyatro oyununda canlı kanlı izleme fırsatı bulamamama pişman ve üzgünüm. Seni seviyorum Gazanfer amca.