The Age of Stupid
5 Oct
Film boyunca Pete abiyi bolca bu bilgisayarın karşısında görüyoruz ve bize günümüzden çeşitli sahneler göstererek Dünya’nın nereye gittiğini anlatıyor. Film genel olarak bildiğimiz konulardan bahsediyor. Petrol şirketlerinin Afrika’da insanların nasıl ölümüne neden olduğundan yeşil enerjiyi destekleyip sıra kendine geldiğinde yanaşmayan insanlara bir çok konunun üzerinden geçiyor. Etkilerini anlatıyor, yaşana faciaları ve bunların daha büyükleriyle karşılaşacağımızı anlatıyor.
Filmde bolca animasyon kullanılmış. Özellikle ilk baştaki 3dler ben de amanın çok fena bir film geliyor hissi yaratmıştı. Ancak sonrasında daha zekice ve çeşitli tekniklerle yapılmış animasyonlar oldukça başarılı.
Film ajitasyon yapmayarak konuyu net bir şekilde anlatmayı tercih ediyor. Esasen iyi olmasına rağmen zaten bildiğimiz şeyleri anlatması yani zaten yeşil enerji destekçilerini hedefliyor. Belki ajitasyon yaparak daha geniş kitlelere ulaşabilirdi.


Evet dediğin gibi bilgiğimiz konular. Yani izleyenlerin bildiği konular, bilmeyenler için de köprüden salınan greenpeace üyelerinin yarattığı etkiden farksız kalacak gibi.
Sonuçta belgesellerden derlenmiş bir belgesel niteliğinde. Sanırım bu filmi hedef kitlesi bizim sandığımız hedef kitle değil. Filmde rüzgargüllerine karşı olan insanların bakış açısını bize sunuyor ve yeşil için didindiğimiz bu yolda kimlerle karşılaşacağımızı gösteriyor bizi.
Aslında lobiciliğin altın kuralı kararsızlara oynamaktır. Ya da benim için altın olabilir. Ama lobicilik başta şunu esas alır: Aynı fikirde olanlar ceptedir, karşı fikre oy verenler de çoğunlukla fikrinden dönmeyecektir. Kararsızları kendi safınıza çekerek çoğunluğu yakalayabilirsiniz.
O yüzden bu zamanda, bu filmin hedef kitlesi bence kararsızlar olmalıydı. Ya da ben fazla kararlı olmadığım için bunu anlayamadım
bence kararsızların “neyse bi ara izleriz” ya da “ben yapınca mı düzelecek” diyeceği türde bir film