Archive | July, 2009

Alice Harikalar Diyarında Oynaşmaya Başladı

23 Jul

Tim Burton‘un yeni filmi Alice in Wonderland 5 Mart 2010′da vizyona giriyormuş. Az bigumigu‘da ilk fragmanın da yayınlandığını gördüm. Tim Burton‘un yaptığı uyarlama filmlerde hep bir şeyler eksik oluyor biraz da vasat oluyor. Ama sonuçta belli bir kalitede film çıkacağı kesin.

İlk fragmana göre bizi bomba karakterler bekliyor. Oldukça iyi tasarlanmışlar ki Tim amcadan aşağısı beklenmezdi. Her zaman karanlık havası Alice‘in rengarenk ortamında biraz aydınlanmış. Ancak Tim amcanın biraz kendine ait mütevazi ortamlarından sonra Alice’de dev prodüksiyon görüntüsü açıkçası biraz canımı sıktı. Tabi kovulduğu Disney‘le bir film yaparsa böle gariplikler olacaktır.

The Prodigy ve Santigold

21 Jul

The Prodigy

The Prodigy

Rock’n Coke‘ye gitmeyecektim ama standart gaz anlarımızdan ve gaz ekürim İlker sayesinde son anda hadi gidelim diye gaza geldik. Neyse Rock’n Coke‘ye gelirsek İstanbul Park’ta olması benim  bir numaralı gitmeme nedenlerimden biriydi çünkü asfaltta yanıp tutuşacaktık. Rock’n Coke‘un aslında adındaki gibi bir müzik festivali olmaması sadece bir konserler zinciri olması da ne olursa olusun gidelim kafasına sokamıyordu beni. Bu zincirde bu sene beni tek etkileyen grup Santigold du. Onun dışında yıllardır beklediğim ama o kadar hevesimin kalmadığı Kaiser Chiefs‘de başka bir nedenimdi gitme isteğimin yeşermesinde. Bunların dışında beğendiğim Razorlight, Cartel, aslında müziklerini dinlemesem bile son albümleri ile beni hafiften etkileyen Prodigy. Tabiki sahne şovlarını merak ediyordum o apayrı bir konu.

Neyse beni Rock’n Coke’ye karşı isterik yapan konulardan sonra gelelim festivale. Daha önce dediğim gibi İstanbul Park fena. Otoparka geliyoruz çevresi geniş bozkır bi tane ağaç yok. Yolda içtiğimiz içkileri hızla bitirmeye çalışıyorum otoparkta yasak tam kalanları sakladıkki bi baktık kimse arabayı aramadı hatta otoparkta bira içen tipler. Otopark’ta içilmesine izin vermeleri iyi olmuş. Gerçi vermeselerdi benim işime gelecek ve cumartesi günkü konserlerini izleyebilecektim. İzleyemedim sıçtım. Olan İlker‘le Sertaç‘a oldu tekrar teşekkürler çocuklar. Ayrıca Prodigy izlemek istedikleri için beni de alıp konser alanına gitmeleri iyi oldu muhteşem bir konser izlemiş oldum. Neyse otoparktan sonra bi ton yol yürüyüp ana girişe geliniyor, oradan geçtikten sonra yine bir labirent. Sonrasında servise binip bir süre daha gidiyoruz o bitiyor yine yürüyoruz konser alanına ulaşıyoruz. Hepsi tuttu yarım saat. Arabada bişi unutsak gitti iki konser. Festival alanına girince iyi güzel sahneler müthiş, ses sistemleri iyi ama onun dışında çeşitli sponsorlar stand açmış bi de lunapark başka da bişi yok. Kampçı falan olsak felaket, can sıkıntısından öl.

The Prodigy
Normalde Prodigy dinlemem ama son albümünden bir kaç parça duyunca konserlerinin iyi geçeceğini anlamıştım. Sahneleri çok iyi performansları süper abilerin. Ayrıca anladımki bateri ve gitarın elektronik müzik yapmada bu denli kullanılması beni oldukça etkiliyor. Ayrıca iki vokal ile birini müthiş destekliyorlardı. Sürekli hareket halindeler ve sahneyi tamamen dolduruyorlar. Üstüne yıllardır bildiğimiz ve sağda solda duyduğumuz şarkıları da çaldılar. Keşke enerjim olsaydı da şöle bi delirebilseydim. Bir de Keith’in kemerine hasta oldum sahneye çıkarsam ben de ondan istiyom.

Santigold
Çoğunun adını bile bilmediği festivalin en sonuna konup minimum kişinin izlenmesi sağlanan ancak bana göre Prodigy’den sonra en iyi sahne Santigold‘a aitti. Tabiki anasahnedeki şaşalı sahnelerin yanında çok daha mütavazi kalıyordu ancak beni etkilemekte çok zorlanmadılar. Linkin Park işkencesinden sonra ilk kez gittiğim alternatif sahnede biraz sonra garson kılıklı üç müzisyen ardından otel komisi tadında robotik iki abla ve tüm rüküşlüğüyle Santigold sahneye çıktı. Kıyafetlerle yaptıkları ilk süksenin ardından electro dub müzikleriyle şıkır şıkır oynamaya başladık. Tabiki You will find a way ile keyfime keyif kattı.

Kaiser Chiefs
Tabiki sahnelerinin iyi olduğunu bildiğim ve ilk albümünü çok sevdiğim Kaiser Chiefs sahneye çıktığında Ricky Wilson‘ın coşkan performansı sayesinde bir çok kişiye göre Rock’n Coke’nin en iyi performansını sergiledirler. İlk albüm sevenleri mağdur etmeyip bolca çaldılar.

Razorlight
Sahneye ilk çıktıklarında çok az seyircinin gelmiş olması biraz can sıkıcı gibi gözükse bile Razorlight‘ın da ilk anlardaki klasik ingiliz beğenmemişliklerini üzerlerinden atmasıyla çevredekilerin oldukça ilgisini çekmişki konserin sonuna doğru ortalık iyice kalabalık oldu. Çocukların konserin ortasından sonra coşan performansları da oldukça iyiydi. Onlar çaldıkça ben oha bu şarkıyı da çok seviyorum bunu da seviyorum dedirtti. Galiba ben bu adamları baya seviyorum.

http://www.youtube.com/watch?v=wwyuHjBKAWA

Manga vs Cartel

Manga vs Cartel

Manga vs. Cartel
İkinci gün gördüğün ilk performanstı ilk vardığımda Cartel sahneye girdi ve Kankardeşleri söylemeye başladı. Sahneye koşarak yetiştik ve mafya kıyafetleriyle sahne doluşmuş Cartel’i ilk kez dinlemiş oldum. Herkes gibi Kankardeşlere her çaldığı yerde söyleyerek eşlik eden benim için Pazar gününe iyi bir başlangıç yapmış oldum.

http://www.youtube.com/watch?v=yY7qXOl9124
http://www.youtube.com/watch?v=U-nIT7Yhiw0

Çok uzun olduğu için karman çorman yazdığım bu yazıda son olarak demek isterimki Rock’n Coke bir müzik festivali değildir. Müzik festivali dediğinin adı Roskilde‘dir. Bakalım bi kere daha heyecan yaparsam bir de Roskilde yazısı yazarım aradaki fark çıkar ortaya.

İdil Biret Konserine Çirkin Saldırı

12 Jul

Yobazlıkta sınır tanımayanlar şimdide içeride içki içiliyor diye Topkapı Sarayı‘nın bahçesinde gerçekleşen İdil Biret konserine saldırdı. Bu çirkinliği yapanları ve bunu destekleyenleri kınıyorum.

http://www.ntvmsnbc.com/id/24982873/

İran!

11 Jul

Persopolis 2.0

Persopolis 2.0

İran’da 13 Haziran’da yapılan seçimlerden sonra halkı hakkını aramak için sokaklara döküldü. İlk başta seslerini bir çok yerden duyurabilen İran halkının şimdi sesi çıkamamaya başladı. Nedense cep telefonu şebekeleri olayların başlamasından 3-4 hafta sonra kapatıldı. Şu an İran’da tanıdığı olanların öğrendiği bilgileri paylaşmasıyla kısıtlı bilgi alabiliyoruz. Türkçe olarak ben sadece ekşisözlük‘ten ulaşabiliyorum o da iki günde bir eklenen yazılarla.

Son yazılanlara göre İran polisi ilk başlara oranla şiddeti oldukça azaltmış olmasına rağmen sürekli birilerinin ölmesi binlerce kişinin gözaltına alınması canımı sıkıyor. Hergün aklıma geliyor nasıl bir ortamda olduklarını düşünüyorum. Bu acı bitmeden Çinliler ve Uygurların birbirine girmesi daha doğrusu birbirlerine karşı kışkırtılması ve yıllardır beraber yaşayan iki toplumun birbirini kırmasına neden oluyor. Hükümetimizin sadece Uygunlara destek vermesi İran halkı için ağızlarını açmaması da ayrı bir konu. Bütün bunların yanında bugün Avrupa’nın ikinci büyük katliamı olan Srebreniça katliamının 14. yıl dönümü.

Canım sıkılıyor bunlara, başka bir şey yapamıyorum ona daha çok sıkılıyor.

Güvensizler’den Müthiş Kavır

4 Jul

Türk punkının zirvesindeki grup Güvensizlerden reggea rap alemine hediye niteliğinde kavır.